Nazilli Ayna Gazetesi

DİKİZ AYNASI

DİKİZ AYNASI
Meltem Tuğral( meltem_tugral77@hotmail.com )
12 Mart 2022 - 17:33
MÜDÜR BU NE KUYRUĞU?

Filler tepişiyor karıncalar eziliyor. Şu an yaşadığımız durum tam olarak bu.

ABD ve Rusya, Ukrayna masasında bilek güreşi yapıyor olan masanın çevresindekilere oluyor.

Adına işgal de dense savaş da dense mevcut durumdan şüphesiz en çok etkilenen ülkelerin başında geliyoruz. Şöyle diyebiliriz ki savaş Rusya ve Ukrayna’dan sonra en çok bizi etkiliyor. Ülkemiz için ticaret ve turizmde çok büyük pay sahibi olan iki ülke arasında savaş olursa bunun bizi etkilememesi mümkün değil.

Nitekim elektrik, doğalgaz, akaryakıta gelen ve gelmeye devam edecek zamlar bunu gösteriyor. Son haftalarda çiçek yağı da bu zam kategorisine girdi. Sırada buğday, ekmek zamları da bekliyor.

Bıçak sırtında ilerleyen politik ortamda bir yerimiz kesilmeden, düşmeden bugünleri atlatmamız gerekiyor.

Ekonomik ve özellikle enerji yönünden elimizin kolumuzun bağlanması bize ders olmalı. Buğday ve samanda bile dışa bağımlı bir ülke haline geldik. Ayçiçek yağında yaşananlar ortada. Tüm maliyetleri yükselten akaryakıt zamları neredeyse saatlik olacak. Akaryakıt demişken üretimde ve ticarette ağırlıklı olarak kullanılan mazot fiyatları benzini de geçti. Ne traktör ne kamyon yakacak mazot alamıyor. Alsa da zaten maliyete ekleniyor. Akaryakıtta vergi düzenlemesi, vergilerin düşürülmesi talep edilirken aklıma geldi. Acaba pırlanta vergilerinde değişme var mı? Yoksa hala vergisiz mi pırlanta.

Diğer tarafta tüm bu olumsuz koşullarda yerli üretim olan İHA ve SİHA uluslararası piyasada baya talep görüyor. Bir savaş aracı olmasına rağmen döviz getiriyor diye sevinsek mi bilemedim.

Sonuçta bizim ülke olarak ilk yapmamız gereken akıllı bir tarım politikası ile tarım üretimini arttırmak. Yiyecek olmayınca başka bir şey yapmaya ne gücümüz ne hevesiniz olur. Şu an önceliğimiz akıllı bir tarım politikası. Yoksa Putin insafa gelecek de yağ taşıyan gemilere izin verecek diye bekleriz.

8 MART

Günümüzde kapitalizmin de etkisiyle bir kutlama, hediye alma gününe dönüşen ve adeta içi boşaltılan  “Dünya Kadınlar Günü”  özünden uzaklaşmış, sadece konuşulan, kadınlara hediyeler verilen ve övgüler düzülen özel bir gün şeklini almıştır. Siyasi iktidarların, evrim geçiren toplum yapısının ve gitgide daha vahşileşen dünya düzeninin içini boşalttığı 8 Mart artık özüne dönmeli, kadın toplumda hakettiği yere fiili olarak da gelmelidir. Her sene yüzlerce ölümün, tacizin, çocuk yaşta evliliğin, şiddetin olduğu yerde kutlanan nedir? Türk kadını önüne konan her engeli aşacak güce, kudrete, zekaya ve bilgiye sahiptir. Kadınlar olmadan Kurtuluş Savaşı’nın kazanılamayacağını söyleyen Atatürk’ün evlatları olarak bizim üstünlüğümüz Ergenekon’a dayanan genlerimizden gelmektedir. Arzumuz kadınlar olarak Siyasette, STK’lar da, sosyal hayatta daha fazla yer almak, bunun için daha çok çalışmaktır. Bugün eziliyor gibi görünsek de hiç bir güç bizi ezemeyecektir. 8 Mart’ın kutlanacağı günler diliyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Rens Token

Nazilli Mantolama

Aydın Web Tasarım