Nazilli Ayna Gazetesi

DİKİZ AYNASI

DİKİZ AYNASI
Meltem Tuğral( meltem_tugral77@hotmail.com )
364
04 Nisan 2021 - 21:49
KENTSEL DÖNÜŞÜM

Özellikle büyükşehirlerde, nüfusun ve yerleşimin fazla olduğu il ve ilçelerde dönüşmek için teşvik ve yardımlar uzun süredir programlanıyor. Artık eskiyen, yıpranan binaların yerine yeni konutlar yapılıp, daha yeni ve sağlam binaların olduğu yapılaşma modelleri uygulanmaya çalışılıyor.

Tabi ki işin en önemli boyutu ekonomi. Bir binayı yıkıp yerine sağlam, modern bir yapı yapmak oldukça yüksek maliyet pek çok kişi için. Devlet desteği var tabi ama bu destek mevcut ekonomik tabloda vatandaşı teşvik etmekten uzak görünüyor.

Kentsel dönüşüm her ne kadar binaların dönüşmesi olarak algılansa da benim bahsetmek istediğim binaların dönüşümünden ziyade insanların, nüfusun dönüşümü.

Son zamanlarda pandeminin de etkisiyle insanlarda bir tersine göç için uğraş görüyorum. Köylerden, hatta şehre uzak dağ köylerinden arazi almak, ev kiralamak için bir heves oluştu toplumda. Bu hareketlenmede, kısıtlamanın daha gevşek olmasının ( ev içinde kapalı kalmaktansa evin bahçesinde oyalanma ve en azından bir mangal yakmanın ) yani sıra kendi yetiştirdiği sebze ve meyvelerle daha doğal ve daha ekonomik yaşama isteği olduğunu düşünüyorum. Hayat şartları, bizi Ferdi Tayfur’un şarkısında söylediği gibi hadi gel köyümüze geri dönelim, Fadime’nin düğününde halay çekelim yıllarına götürüyor sanırım.

PUDRA ŞEKERİ

Zaten milletin canı burnunda. Burnuna pudra şekeri çekenleri gördükçe iyice siniri bozuluyor. Benden söylemesi milletle dalga geçilmesine izin vermeyin. Gelir adaletsizliği, çalışmanın karşılığının alınamaması, çalışma imkanının elinden alınması insanları toplu bunalıma sokuyor. Pudra şekeri çekenleri ve yaşadıkları lüks hayatı gördükçe siyasiler kaybediyor.

KIRMIZI

Yeni rengimiz kırmızı. Zaten beklediğimiz bir şey. Beklemediğimiz ise Ramazan ayında yine esnafın cezalandırılması. Virüsü yayan tek grup lokanta ve kafe sanki. Sadece onlar cezalandırılıyor. Destek mi? Çalışmaya izin verin gerek yok. Ne derler gölge etme başka ihsan istemem. Müzisyenleri ve organizatörleri ben yazmıyorum. Bu hafta misafir yazarımız anlatacak hallerini.

ALT KÖŞE (Yasin Ay)

MÜZİK SUSMASIN

Müzik Susalı Neredeyse 2 Yıl olacak Fakat Kimsenin Zerre Umurunda Değil Ne Müzisyen Nede Eğlence Sektöründen Ekmek Yiyenler Tek Gelir Kaynağı Müzik Olanlar…

Peki, biraz empati yapalım. Herkes 5 dakikalığına gerçekten bir müzisyen yerine kendini koysun ve düşünsün. 2 yıl işiniz kapalı olsa ve bunun yanında bakmakla yükümlü olduğunuz insanlar olsa ve de başka bir gelir kaynağınız da olmazsa acaba gerçekten ne yapardınız. Çünkü hayat devam ediyor. Şimdi bazılarınız belki diyeceksiniz ki gitsin başka iş yapsın. Acaba çocukluktan beri bu işi yapmış bir insan başka ne iş yapabilir ki.

Örneğin bir doktora, bir öğretmene, bir polise işin 2 yıl boyunca yok. Gelir kaynağın olmayacak. Git pazarda limon sat, git inşaatta çalış, git çarsıda işportacılık yap diyebilir misin? Bence diyemezsin. Peki biz yıllarca eğitim ve öğretim hayatımızda bir işçinin bir amir ve memurdan farksız olacağını bilerek yetiştirildik. Öğretmenlerimiz evladım herkes okursa bu inşaatları kim yapacak araçlarımızı gereçlerimizi kim tamir edecek diye bizlerin farklı meslek kollarına yönelmesine işimizi severek yapmamıza vesile olmuşken peki şimdi bu ayrımcılık niye…!!!!

Herkes ama herkes iyi veya kötü az veya çok evine ekmek götürüyor, işyerini çalıştırıyor. Fabrikalar servisler gerek özel sektör gerekse kamu sektörü bir şekilde hizmet veriyor. Pazar yerleri, AVM, oteller vb. gibi halka açık tüm yerler faaliyetine devam ediyor ya peki biz niye çalışamıyoruz.

Örneğin ben düğün şarkıcısıyım. Bir düğüne gittiğinizde günümüz gerekçesi olan pandemi döneminde gerekli önlemler alındığı takdirde niye bir sorun teşkil etsin ki. Mesela zaten iç içe olan insanlar akraba mesela baba ile kızı dans ediyor. Eşler oyun oynuyor, kardeşler halay çekiyor ya bir bunu anlamış değilim. Bir türlüde anlayamıyorum… Biz müzisyenler hele ki tek gelir kaynağı benim gibi müzik olanlar evim kira faturalar krediler şahıslara borçlarım ama hiç durmuyor fakat işim durduruluyor. Peki ben çalışmazsam ne yaparım. Aileme nasıl bakarım. Hem bana evde kal diyorsun hem de borç gönderiyorsun. İcralarla karşı karşıyayız. Aracımı sattım, cihazlarımı sattım. Peki acaba Allah’ın bana emaneti olan organlarımı da mı satayım? Canıma mı kıyayım söyle napayayım…!!!

Çözüm basit önlemini al işimi aç bu kadar basit ülke genelinde kongreler mitingler açılışlar vs her şey oluyor da diziler programlar oluyor da uçak seferleri durmuyor da fabrikalar binlerce kişilerle çalışıyor da acaba müzik mi rahatsız ediyor. Ya bırakın Allah aşkına müzik ruhun gıdasıdır, müzik hayattır ya bizlerinde bir ailesi ve de bizlerinde bir insan olduğunu lütfen unutmayın.

Sanatı ve de sanatçıları öldürmeyin. Nasıl bir ağaç yok olur bir orman yangını çıkarda oksijensiz temiz bir dünyasız kalırsak müzikte susarsa yaşamsız kalırız. Bu ülkede tadımız tuzumuz kalmaz. Örneğin ülkemizde bir müzisyen anne ve de baba eğer ki çocuklarının ve de evinin eşyalarını dahi satıyorsa adaletten şüphe duyarım. Bir insan desteksiz nasıl ayakta kalabilir ki? Annen baban kardeşlerin ve yahut durumu iyi olan bir akraban veya bir devlet desteği olmadan nasıl yaşam savaşı verebilirim ki. Yani bana devlet kötü günümde lazım iyi günümde değil çünkü ben iyi günümde devletimin yanında olmuşum. Üzerime düşen görev ve de ödevlerimi yapmışım hiçbir şeyden kaçmamışım canımı ortaya koymuşum. Fakat sonuç zor zamanımda kimse yanımda yok aslında konuşacak çok derdim varda şimdilik diyeceklerim bu kadar.

Birde şunu gördüm. Biz insanların işini yine biz insanlar zorlaştırıyoruz. Kötü bir durumu fırsata çeviriyoruz. Hemen zamlar geliyor. Mesela daha düşmesi gerekirken örneğin araba fiyatları temel gıda ihtiyaçları insan gereksinimi sağlayan elektrik su telefon internet vb gibi her şey zamlanıyor. Hoop oda oradan derken felaket çığ gibi büyüyor. Acaba bu pandemi tek Türkiye de mi? Niye acaba Avrupa’da veya Amerika’da niye başka ülkede zamlar olmuyor da sadece bizde oluyor. Lütfen biraz anlayış ve de üretelim. Artık tarımda üretelim, sanayide üretelim, bilimde sanatta üretelim, gerek devletimiz gerekse de milletimizin desteğiyle üretelim, hazırcılığa alışmayalım. Verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür dilerim. Hakkınızı helal edin, vaktinizi çaldım. Hâlbuki size güzel bir şarkı çalmak isterdim. Herkese saygılarımı ve sevgilerimi sunarım, küçüklerimin gözlerinden, büyüklerimin ellerinden öperim. Bütün meslektaşlarımı ve de esnafımızı canı gönülden kucaklıyorum. Sevgiler paylaştıkça büyür, sorunlar paylaştıkça küçülür, birlikten kuvvet doğar. Bizleri de unutmadığınız için ve bana da yer verdiğiniz bu güzel değer için ayrıca teşekkür eder şükranlarımı sunarım. Emeği geçenlerden Allah razı olsun, esen kalın, hoşcakalın, Allaha emanet olun.

Lütfen müzik sektörünü açın düğünlerimiz bizim geleneklerimiz göreneklerimizdir örf adet anneannelerimizdir hele ki bir Egeliysen Aydınlıysan Nazilliliysen asla ama asla çalgısız düğün olmaz kambersiz düğün olmaz gibi müzik her şeye değer müziğin olduğu her yerdeyiz.

#saygılar #işsiz #müzisyen #yasinay #osestürkiye #sessanatçısı #yasinmüzik #nazilli #aydın #türkiye

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER