Nazilli Ayna Gazetesi

DİKİZ AYNASI

DİKİZ AYNASI
Meltem Tuğral( meltem_tugral77@hotmail.com )
11 Ekim 2019 - 16:17

NERDEN NEREYE

Bize göre Sümerbank Venezuela’ya göre Atatürk Modeli…

Öyle bir yer düşünün ki vatandaşın sağlığından eğitimine, barınmasından işine, eğlencesinden çocuklarına, ihtiyaçlarından sporuna kadar ince ince hesaplanmış,

Öyle bir yer düşünün ki hazırladığı kursları ile vatandaşını kalifiye eleman olarak eğitmiş, okuma yazma öğretmiş, Türk futbol tarihine sporcular kazandırmış, tarımı güçlendirmiş, ilçenin elektriğine kadar üretmiş, şehrin ve çevre köylerin sağlığına kadar düşünmüş.

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası 9 Ekim 1937 de bizzat Atatürk tarafından açılan ve bırakın 1930ların dünyasını, teknolojinin bu kadar ilerlediği günümüzde bile bir benzerine rastlanmayacak kadar devasa sosyo-kültürel bir ekonomi projesidir. Üstelik Venezuela’daki Atatürk Modeli fabrikaya esin kaynağı olan Sümerbank, Türk – Sovyet ortak yapımı olup, makinalar ve teçhizatların çoğu narenciye karşılığında satın alınmıştır.

Fabrikanın kuruluşu, çalışması, üretmesi, işletmesi, şehire, şehrin vatandaşlarına, ülkeye kattığı değerler adım adım planlanmış ve hayata geçirilmiş. Bu eşi benzeri görülmemiş projeyi detaylı olarak çeşitli kaynaklardan öğrenebilirsiniz.

Benim sizlerle paylaşmak istediğim konu Sümerbanklı olmak. Evet, şehrimizin nüfusunun birçoğuna hatta çevre ilçelere de iş imkânı sağladığı için neredeyse her ailenin bir yakınının Sümerbanklı olması ayrıcalığı gibi ne mutlu ki ben de Sümerbank çocuğuyum.

Mesai başlamak üzere. Anneniz ya da babanız ile Sümerbankın kapısındasınız. Kapıda her zaman güler yüzleri ile gelenleri karşılayan bekçi amcalar. Girişte ahşap raflar üzerinde imza listeleri, sıra beklerken ayaküstü sabah sohbetleri. Çocuklar kreşe anneler babalar çalışmaya…

Kreşin kapısında yine güler yüzleri ile sizi karşılayan teyzeler. Gönül rahatlığı ile çocuğunu kreşe teslim ederek çalışmaya giden aileler.

Kreşten içeri girdiğinizde mis gibi kızarmış ekmek kokusu, önce kıyafetler değişir, fabrikanın tezgâhlarında dokunan kumaşlardan her çocuğa hazırlanan kreş elbiseleri giydirilir, eliniz yüzünüz yıkanır, kahvaltıya geçilir. Kreşin yemekhanesinde her çocukla birebir ilgilenen tek tek yemek yemelerine yardımcı olan teyzeler, hemşireler, öğretmen…

Okul öncesi grubu eğitim sınıfına, daha küçükler oyun odalarına. Son sistem eğitim gereçleri ile çocukların el becerileri gelişir, şiirler şarkılar öğrenilir, boyamalar yapılır. Oyun odası mı? Orası ayrı bir cennet… Oda içinde küçük bir ev, duvarlarında desinatörlerin hazırlayıp boyadığı çizgi film kahramanları sanki çizgi filmlerden fırlamış gibi… Nazilli de neredeyse bulunmayan en yeni oyuncaklar, legolar.

Öğle yemeği zamanı fabrikanın aşçılarının hazırladığı ve personelin kreşe getirdiği yemek yine yemek salonunda beklenir, çocuklar çatal kaşıkları ile tempo tutar “Yeeemeeek geliyooor, yemek  geliyooor” Yemekler dağıtılır, yemek duası edilir ve afiyetle yenir.

Öğle yemeğinin ardından fabrikanın dokuyup hazırladığı tertemiz rengârenk çarşaflar içerisinde her çocuğa ayrı yataklarda mutlaka öğle uykusu.

Öğleden sonra koşa koşa bahçeye… Bahçede neler mi var? Salıncaklar, tahterevalliler, kaydıraklar, kum havuzları. Kocaman çam ağaçları altında koş koşabildiğin kadar. Çam fıstığı bol, topladın mı götür teyzelere kırsınlar afiyetle ye.

Kreşten muhteşem kokular gelmeye başladığında bilin ki ikindi kahvaltısı zamanı gelmiştir. Börekler, kekler, meyveler. Sonra kreş kıyafetleri çıkarılır, eve gitmeye hazırlanılır. Yemekhane salonu giriştedir. Her çocuğun gözü kapıda, mesaisi biten anne babalar gelirler çocuklarını almaya. O muhteşem koro yine başlar : “ Ayşe’nin annesi geliyooor, Osman’ın babası geliyooor”

Bayramlar çok önemlidir. En sevdiğimiz tabi ki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı. Şiirler ezberlenir, öğretmenimiz Atamızı ve bize bıraktığı mirasını bizlere öğretir, bayram yürüyüşü için hazırlıklar yapılır, birbirinden güzel kıyafetlerimiz büyük bir özen ile hazırlanır, küçük hanımlar küçük beyler bayrama hazırdır.

Akşamları mı? Bu akşam fabrikada yiyelim. Yine birbirinden harika menüler ile fabrikanın restoranındayız. Sıcacık sohbetler, kahkahalar eşliğinde yemekler yenilir, haydi bahçeye geçelim dendiğinde bizde bayram havası. Meyve suları içilir, başlar meşhur kadın heykelli havuzun etrafında koşturmacalar.

Okula mı başladınız? Sümerbank yine yanınızda. Mağazalarından temin edebileceğiniz okul kıyafetleriniz, çantanız, ayakkabınız, aklınıza ne gelirse. Hem de senelerce bozulmadan kullanabileceğiniz kalitede. Maaşınızdan kesilebilme ve taksit seçenekleri ile. Nerde o zaman kredi kartları internet alışverişleri…

Hangimizin çalıştığı iş yerinde çocukları hemen dibinde kalıyor? Üstelik içinde hemşiresi, doktoru olan bir kreşte. Günümüzde var mı aileye yük olmadan bu kadar imkân sağlayan bir işyeri? Sene 70’ler 80’ler. Kaç kere aileniz, dostlarınız ile birlikte yemeğe çıkabiliyorsunuz? Hem de paranız yoksa bile zaten cüzi fiyatlar ile yediğiniz yemeğin ücreti maaşınızdan düşülebilecek imkân ile.

Tatil mi? Tabi ki o da düşünülmüş. Yine piyasaya göre uygun fiyatlar ile tatil kamplarında aynı kalitede eğlenme imkânı da atlanmamış.

Şehrimize ve çevre ilçelere lokomotif olma özelliği yanı sıra tam donanımlı fabrikamız çalışanına verdiği değer, sağladığı imkânlar ile halkımızı birbirine yakınlaştıran, kaynaştıran, sosyal kültürel etkinlikleri ile hayatları tekdüzelikten çıkaran, insanca yaşama kalitesi sunan, eğitime en küçük bireyinden başlayan muazzam bir proje.

Özelleştirme adı altında yok ettiğimiz, sahip çıkamadığımız, günümüzde başka ülkelerin rol model alarak hayata geçirmeye çalıştığı mirasımızın bugün anma törenlerini yapmakla yetiniyoruz. Bunu da yine geriye kalan Sümerbanklılarımızın yaptığı çalışmaları, araştırmaları ve özverileri ile.

Devlet adamlarımızı ya da politikaları eleştirmenin kimseye katkı sağlamadığını düşünüyorum. Bu yerel için de genel için de böyle. Halkımız değerlerine sahip çıkmadığı sürece, birlik olmadığı sürece, kişisel çıkarlarımız memleket çıkarlarının önüne geçtiği sürece sonuç hep hüsran olmaya mahkûmdur.

Şimdi mi? Üretimin neredeyse sıfır olduğu bir Nazilli, pamuk yetiştiriciliğinin kat kat düştüğü bir Nazilli, İş için birkaç fabrikadan medet uman bir Nazilli, kısaca geçimini zorluklarla karşılamaya çalışan bir Nazilli.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Rens Token

Nazilli Mantolama

Aydın Web Tasarım