Nazilli Ayna Gazetesi

DİKİZ AYNASI

DİKİZ AYNASI
Meltem Tuğral( meltem_tugral77@hotmail.com )
19 Nisan 2020 - 16:46
GÜLÜMSEYİN GÜLÜMSETİN

Haftalardır bu hastalık yazılıp çiziliyor, Maske takın takmayın, dezenfektan kullanın, ellerinizi sabunla yıkayın, sosyal izolasyon vs.

Hayatımıza yeni giren bilgilerden bazıları… Hepimizin az çok öğrendiği bilgiler.

Kimilerimiz bu hastalığı veya yapılması gerekenleri ciddiye alırken, kimilerimizin umurunda bile değil.

İnsanoğlu aynı olaylarda farklı tepkiler verebiliyor, farklı davranışlar sergileyebiliyor. Bu davranışların eğitim ile büyük ilgisi olsa da, eğitimli kişilerin de umursamaz tavırları oldukça fazla rastladığımız bir durum.

Yarasadan da olsa, biyolojik savaş da olsa hangi komplo teorisi olursa olsun içinde bulunduğumuz durum çok zor.

Kişiler bilinçli de olsa bir süre sonra sinir sistemleri bu ağırlığı kaldıramamaya başlıyor. Uzmanlar birçok programda aile içi anlaşmazlıkların huzursuzlukların arttığını söylemeye başladı. Bizler de kendi evlerimizde ya da çevremizde aynı durumlara şahit oluyoruz. Üzerine bir de şimdilik hafta sonu sokağa çıkma yasakları, ekonomik sıkıntılar, işsizlikler, hatta belirsizlikler eklenince insanların tahammül sınırları daha da azalıyor.

Özgürlüğün ne demek olduğunu sadece bir hafta sonu evde kalmakla bir kez daha öğrendik. Sokağa çıkabilmenin güzelliğini, alışveriş yapmanın keyfini, arabamızla dolaşmayı, en basiti maskesiz nefes alabilmenin ne kadar kıymetli olduğunu…

Bu süreç ne kadar devam edecek, bu süreçten ne kadar zararla çıkacağız, çıkabilecek miyiz orası hala muamma. Hepimizin üzerinde, psikolojimizde farklı etkiler bırakacağı kesin. Karakterlerimiz bile değişiyor. Hâlbuki bu süreçte en önemli savunma silahımız psikolojimiz.

Her ne kadar maskelerimizin altında yüzlerimiz görünmese de maskelerin üzerindeki gözlerden neredeyse herkesin mutsuzluğu, tedirginliği, korkuları belli oluyor. Çevremizde gülen gözler görmek artık çok zor. İnsanlar birbirlerinden gün gün biraz daha uzaklaşıyor. Daha çok bireyselleşiyor.

Biz yetişkinler olarak bu sürece adapte olamamışken neredeyse her şeyden bir haber olan evlatlarımızın psikolojileri ne durumda?

Onları korumak, bilinçlendirmek adına neler yapmaları gerektiklerini, sosyal mesafeyi, hastalık nedeniyle dışarıya çıkıp oyun oynamamaları gerektiğini, okula ara verildiğini, hatta ailelerinden uzak kalmaları gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. Kendimiz nasıl bir travmanın içinde olduğumuzun bile farkında değilken onları nasıl bir travmanın içine sokuyoruz acaba? Hele ki onlara evde kal Türkiye dedirterek çektirdiğimiz videolar, reklamlar fotoğraflar resimler… Küçük yaşta geçirilen travmalar büyüdüklerinde üzerinde korkak, güvensiz, endişeli, asosyal kişilikler oluşturursa…

Hal böyleyken hızla değişen alışkanlıklarımızın yanı sıra yine kendimizin ve çocuklarımızın doktoru olmak zorundayız.

Bu süreç geçinceye kadar kendimizi ve çocuklarımızı yeni duruma alıştırmak zorundayız. Yeni alışkanlıklar, eğlenceler, verimli vakit geçirecek etkinlikler, hobiler bulmalıyız. Böylelikle salgın geçene kadar aile bireylerimizin ve kendimizin daha rahat, daha mutlu, daha huzurlu, daha sağlıklı olmasını sağlayabilir, uyum sürecimizi daha kolay atlatabiliriz. Unutmayalım ki bu hastalıkta moral en az hijyen kadar önemli.

Bu kadar olumsuzluk içinde nasıl moral bulacağız. Borçlar gırtlakta, kiralar nasıl ödenecek, nasıl para kazanacağız, işimiz yok dediğinizi duyar gibiyim. Evet, birçoğumuzun ortak sorunu bu, yalnız değilsiniz. Bir şekilde hepsi çözümlenecek, çözümlenmek zorunda… Duruma göre mutlaka ek tedbirler de alınacaktır diye umuyorum.

Sonuçta hiçbir şey sonsuza kadar sönmez. Umudumuzu kaybetmeyelim. Mümkün olduğunca birbirimize maddi ya da manevi destek olmayı bırakmayalım. Birbirimize önemli olduğumuzu, iyi ki var olduğumuzu hatırlatalım. Birlik beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerdeyiz. Lütfen birbirimize sahip çıkalım. Sağlıcakla kalın, En güzele emanetsiniz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Rens Token

Nazilli Mantolama

Aydın Web Tasarım