Nazilli Ayna Gazetesi

AYNA’DAN YANSIYANLAR

AYNA’DAN YANSIYANLAR
Selçuk Söylemezoğlu( ssdenizkurdu@gmail.com )
22 Ocak 2020 - 11:16

NELER OLUYOR!

Gündem öyle hızlı değişiyor ki yetişmek mümkün değil. Geçen haftaki yazımda İran konusu gündemdeydi, bu hafta Libya bir adım öne geçti. Malûm, İran için hatta Şii dünyası için çok önemli bir isim olan Kasım Süleymani ABD tarafından düzenlenen bir suikast sonucu öldürülmüştü, bölgede tansiyon fevkalade yükselmişti ve karşılıklı restleşmeler vardı. Hatta arada Ukrayna ya ait bir uçak İran tarafından yanlışlıkla olduğu söylenilerek düşürülmüştü. Şimdilik sadece tansiyon düştü ama hiç bir şey bitmedi kolay kolay bitecek gibi de görünmüyor. Ukrayna hesap sorma peşinde haklı olarak. Öyle ya, bu devirde sen nasıl olurda yolcu uçağıyla füzeyi karıştırdığını söyleyip yanlışlıkla vurdum diyebilirsin, buna kim inanır? Teknolojinin geldiği bu aşamada böyle bir şey mümkün olabilir mi? Her neyse olan oldu ve konunun muhatabı İran, bakalım işin sonu nereye varır. O günlerde gerek Trump olsun, gerek İranlı yetkililer olsun bir takım itidalli açıklamalar yaptılar ama söz konusu Ortadoğu ise, her an farklı bir gelişme de olabilir. Ne gibi derseniz mesela, ateşkesi başta kabul edip sonra anlaşma imzalamadan masadan kalkan hatta Moskova’dan kaçan Hafter olayı gibi diyebiliriz. Hepimizin bildiği gibi bundan on gün önce, darbeci ile meşru yönetim arasında arabuluculuk olmaz dediği halde Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya devlet başkanı Putin’in kendisini ikna etmesi sonucu Türkiye olarak, Hafter ile Sarrac arasında Rusya ile beraber arabulucuk rolüne soyunmuştuk. Hafter önce tamam dedi Moskova’ya kadar geldi, Sarrac’ın imzaladığı anlaşmaya imza koymadan kaçtı gitti. Hatta şu an itibariyle ateşkesi bitirip bombalamaya başladığına dair haberler de geliyor. Önce tamam deyip Moskova’ya kadar gelen Hafter kim ya da kimler tarafından anlaşma masasından kaldırıldı acaba? Muhtemelen bu işin arkasında ABD var. Şöyle olan bitene baktığınızda bizim son dönemdeki her hamlemiz enteresan bir şekilde Rusya’nın önünü açıyor. Bakın bizden önce Rusya sadece Tartus limanında bir askeri üsse sahip iken Suriye’de, bu gün neredeyse tüm Suriye adeta Rus mandası oldu. Eskiden beri sıcak denizlere inme hayali olan Rusya’nın önünü Suriye’ye girerek biz açtık. Bu gün başlangıçta 32 km olmazsa olmaz deyip de sonra Rusya’nın bastırmasıyla 7 km’ye kadar çekildiğimiz tampon bölgede askeri devriyeyi Rus askerleriyle beraber yapabiliyoruz. Hâlbuki bir gece ansızın Münbiç’e falan giriyorduk biz değil mi? Bırak Münbiç’e girmeyi, bizi Esad’la masaya oturmaya zorlayan Rusya yavaş yavaş askerimizi Suriye’den çekmemiz gerektiğini Esad’a söyletmeye başladı. Yani biz Suriye’ye girmekle ne elde ettik, önümüzdeki günlerin en çok tartışılacak konusu olmaya aday bir mevzu Suriye mevzusu. Suriye’de yaptığımız ve Rusya’nın tamamen önünü açan bu hamlemizin bir benzerini de Libya konusunda yaptık. Gittik Trablus hükümetiyle bir anlaşma yaptık, bu anlaşma bizim kâğıt üzerinde elimizi güçlendirdi doğru. Ama yine inisiyatifi Rusya’ya kaptırdık. Putin yine çok güzel rol çaldı, bizi arka plana itti, sazı eline aldı. Onun sazı eline aldığını, Libya’daki iç karışıklığı ve Türkiye ile yapılan anlaşma bahanesiyle Akdeniz’de bayrak sallamaya başlayacağını fark eden ABD hemen hamlesini yaptı Hafter’i masadan kaldırdı. Bu benim görüşüm, önümüzdeki günlerde bu işin arkasından ABD çıkarsa hiç kimse şaşırmasın. Şu anda doğu Akdeniz de üçüncü dünya savası yaşanmakta ama pek farkında değil milletler. Biz merhum Denktaş hayattayken yaptığımız hatanın ceremesini çekiyoruz. Oradaki oylamada hatırlayın Denktaş’a karşı tavır almış Kıbrıs halkına baskı yapmıştık, evet denilmesi konusunda, biz evet demiştik Rum tarafı hayır demişti ama ikiyüzlü batı her zamanki gibi ikiyüzlülüğünü gösterip, Rum tarafını AB’ye alırken, Türk tarafını adeta cezalandırmış hatta Rum tarafını bütün adayı temsil ediyor gibi, üstelik kendi tüzüklerine aykırı olarak AB’ye almıştı. İste bu gün kıta sahanlığıyla ilgili yaşadığımız sıkıntıların temelinde Denktaş’ı dinlememiş olmamız da var. Neyse konuyu dağıtmayalım, o gün Kıbrıs mevzuunda yaptığımız hatayı, bugün Libya ile yaptığımız anlaşmayla bir nebze düzeltmeye çalışıyoruz lakin Libya konusunda bütün inisiyatif bizim elimizde değil, orada çok fazla oyun kurucu var. Saat saat bile olayların farklılaşıp gündemin seyrinin değişmesi olasılığı var. Bu gün bu saat itibariyle Hafter ateşkesi bozdu ve saldırıyor, ona bunu kim telkin etti, arkasında kim var şimdilik bilmiyoruz. Rusya olmadığı kesin, çünkü anlaşma zemini Rusya hazırlamıştı. Hafter in arkasında, Rusya’nın Akdeniz’de bayrak sallamasını istenmeyen büyük bir güç olduğu anlaşılıyor, bu da ABD den başkası değildir. Bakalım siz bu yazıyı okurken farklı bir gelişme ortaya çıkmış olacak mı. Bu haftalık bu kadar, haftaya kadar hoş kalın, hoşça kalın…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Rens Token

Nazilli Mantolama

Aydın Web Tasarım